Sepetiniz
Icon

Koleksiyonlar

Doğu Bilimleri'nde en çok başvurulan felsefi kuramdır Beş Element teorisi... İnanışa göre doğadaki enerjinin beş ayrı biçimini vardır.

Olgunluk dönemini, Boğa, Başak ve Oğlak burcunu sembolize eden 'Toprak' gösterir. Gelişimi, yüksek ısıyı, yukarı doğru hareketi, Aslan, Yay ve Koç burcunu sembolize eden 'Ateş' verir. Uçuculuğu, Yengeç, Akrep ve Balık burcunu sembolize eden 'Su' temsil eder. Sınırsız ve serbest hareket ise Terazi , İkizler ve Kova burcunu sembolize eden 'Hava'nın işidir. Bir de günlük deneyimler dışındaki saf enerjiyi, ruhu sembolize eden 'Görünmeyen' biçimi vardır.

Bu özel sembollerden ilham alan bileklikler, aynı zamanda Kamalaya Design'ın erkekler için hazırladığı ilk koleksiyon...

Bedendeki yaşam gücü ve hayat enerjisi merkezi olduğuna inanılan çakraların sembolleri, mantra denilen ve mistik etkisiyle kutsal sayılan sözcüklerin en bilineni Om ve 'an'da kalma sanatı meditasyondan ilham alan kolye ve bileklikler Kamalaya Design'ın 2011 yılında hazırladığı ilk koleksiyonun hikayesini oluşturdu. Bu zamansız ve sade tasarımlar hâlâ en sevilenlenden...

Kökenlerinin Hindistan'a dayandığı düşünülen, İlkçağ döneminde Avrupa'da yaşamış mistik, cesur, savaşçı, erdemli bir topluluk Keltler'in dişiliği, anneliği, yaşamın dengesini, ânın değerini ve dostluğu ifade ettikleri bu semboller Kamalaya Design'ın Celtius koleksiyonuna ilham oldu.

Kamalaya'nın spiritüel hikayeleri arasındaki yerini alan Celtius yüzükler, özellikle yan yana parmaklara takıldığında hem bir hikaye hem de zarif bir görsellik oluşturuyor...

Kutsal kitaplardaki sözlerin yaydığı titreşimlerin iyileştirici gücüne inanılır. Onları belirli bir sayıda tekrar etmek, üzerinizde taşımak bu titreşimleri etrafınıza yaydığınız anlamına gelir.

Felâk ve Nas sureleri de yaratıcıya sığınmak, yardım istemek, umut beklemek için edilen en özel dualardandır.

Kamalaya'da bu iki sureyi özellikle seçmemizin, onları kolye ve bilekliklere yazmamızın en önemli nedeni güçlü enerjisine tüm kalbimizle inanmamız...

M.Ö 563-483 yılları arasında Hindistan'da yaşadığı tahmin edilen, ruhani öğretmen ve Budizm'in kurucusu Buda'nın varlığına saygı niteliğinde hazırladığımız Huzur koleksiyonunun ilhamını, Doğu felsefesinin dinginlik anlayışından izler taşıyan Buda'nın meditasyon durumundaki yüzünden aldık.

Gümüş ve gümüş üzeri altın kaplama formundaki tasarımları Swarovski taşlar, rudraksha tohumları, deri ipler ve doğal taşlarla bir araya getirdik. Siz de Buda felsefesinin pozitif gücünü keşfetmek ve göz alıcı kolye modelleri ile tanışmak için Huzur koleksiyonuna göz atın. Ayrıca koleksiyonu incelerken her bir tasarımın hikayesinde Buda'nın ilham veren bir sözüyle de karşılaşacaksınız...

 

 

Tasavvuf inancına göre her şey 'kün' yani 'ol' emriyle başlar. Yaradan, yaratmak istediği her şeye bu emri verir ve yaratılan çıkar varlık sahasına... Kün, aynı zamanda Seyr-u Sülûk denilen tasavvuf yoluna baş koyan yolcunun egosundan sıyrılmasını, olgunlaşma sürecini ve Yaradan'la 'bir' olma yolculuğunu anlatır...

Kamalaya'nın Kün Koleksiyonu, Bu Da Geçer Ya Hu, Hiç, Can, Vav gibi tasavvuf inancının temel taşları olan sembollerden yola çıkıyor. Bu sözler ve semboller boyunda, bilekte ve parmakta tıpkı ifade ettiği kavramlar kadar anlamlı ama bir o kadar da sade tasarımlarda hayat buluyor.

Tüm Doğu inanışlarında kutsaldır, özeldir Lotus çiçeği. Narindir, zariftir... Suyun karanlığında köklenir, ışıkla olgunlaşır, başını sudan çıkarır ve buluşur havayla. Bereketin, cinselliğin, doğumun, saf tutkunun, yeniden doğuşun sembolüdür. Üzerindeki çiğ damlacıkları arzularla kirlenmemiş bir hayatı anlatır. Efsaneye göre Buda'nın 'son mutluluk cenneti' lotus çiçekleriyle doludur...

 

Mala bizim kültürümüzde 'tesbih' olarak biliniyor ama yüzyıllardır farklı inanışlarda ve coğrafyalarda dua ederken ya da meditasyon sırasında kullanılıyor. 108 adet taş ve bir adet birleştiriciden oluşuyor. Neden mi 108? Çünkü bazı inanışlarda günboyu sadece 108 nefesle aydınlanmaya erişileceğine, bazılarında ise kalp bölgesinde 108 enerji çizgisi olduğuna inanılıyor.

Kamalaya'da malaları, içinin sevgi enerjisiyle dolu olduğuna inanılan Rudraksha tohumları, mis gibi kokusuyla sakinleştiren Sandal ağacı, gücün taşı Lav gibi her biri doğanın farklı mucizelerini taşıyan 108 adet taş ve 1 adet 'bilge birleştirici' kullanarak hazırlıyoruz. Her biri el işçiliğinde ve size özel. Üzerinizde taşıdıkça enerjinizle bütünleşiyor.

İnanışın yanında stiline önem verenler için...

Rastlantıları düzenlediğine, insanlara iyi ya da kötü durumlar hazırladığına inanılan doğaüstü güç... Hazırlıkla fırsatın karşılaştığı köşebaşı, yani şans... Sembolü farklı inanışlarda ne olursa olsun o figürü yakınınızda bulundurmanın başka bir büyüsü var.

Şans Küpleri koleksiyonunu hazırlarken tarih boyunca dünyanın bütün kültürlerinde iyi şansın sembolü olan ve bereket getirdiğine inanılan fil, at nalı, dört yapraklı yonca ve Çin kültüründe hayatınıza talih, mutluluk, sağlık, zenginlik ve başarı getirdiğine inanılan mistik düğümden ilham aldık.

Kamalaya'nın zarif çizgileriyle sembolleri bir küpün etrafına yerleştirip, doğal taşlar, deri ve şifalı tohumlarla buluşturduk. Üzerinizde taşıdıkça şans sizinle olsun!

Tibet Budizm'inde başlangıcı ve sonu olmayan sonsuz aşkı, merhamet ile bilgelik arasındaki birliği sembolize eden, aynı zamanda Samsara denilen doğum, ölüm ve yeniden doğumla yaşam döngüsünü de anlatan Sonsuzluk Düğümü sembolünü yorumladığımız koleksiyonda, tüm tasarımlar el işçiliğinde hazırlandı...

Yaradılışın sırrını geometrik şeklinde saklayan Yaşam Çiçeği sembolü, evrendeki her şeyin içindeki uyumun formülü olan kutsal oranın en özel ifadesidir. Evrenin ve yaşamın tüm kodunun, başlangıcının ve dengesinin içinde gizli olduğu sembol, bu eşsiz örgüsü ile yaradılış döngüsünü de tasvir eder. Evrenin en kutsal ve en önemli kalıplarını elinde tuttuğu söylenen Yaşam Çiçeği, içinde bir gizli sembol daha barındırır.

Yaşam Çiçeği sembolünü üzerinde taşıyan kişinin negatif enerjiden korunduğuna, sezgisinin güçlendiğine ve enerjisi yüksek bir ruh haline kavuştuğuna inanılır.